> 

AİKİDO FELSEFESİ VE YAŞAM TARZI

Aikido'nun hareketi evrensel enerji güçlerinin dinamik hareketidir. Aikido nun kudreti güçlü ve birleşik ruhun evresi ile uyum içinde hareket eden akıl ve bedenin kudretidir. Kökeni Budo dur . Gelişimi iki bin yıl süren bir değişim ve iyileştirme evrimidir.

Budo öğretisi ve Aikido nun gelişimi Japonya'nın derinliklerini bir çok sanatın büyük ustaları ile çalışarak gezmiş olan Morihei Ueshiba nın tüm hayatının çalışması idi. Ağır eğitim, katı disiplin ve kılıçta, mızrakta ve kişisel savunma sanatlarında ustalaşmasına yönlendirdi. Manevi düşünce ile çok ilgili bir kişi olarak, bir çok farklı manevi öğretileri de uyguladı. Aikido'nun ruhsal yanını biraz Mevleviliğe benzetiyorlar. Mevlevilikte olduğu gibi Aikido'do da nefes birliği, dairesellik ve teslimiyetçilik vardır.

Aikido, rakibinizin güç kullanılarak yere serilmesi değildir ; dünyanın silah kullanılarak , yok oluşuna yönlendirilmesinin bir aracı da değildir. Gerçek budo, evrenin maneviyatının kabul edilmesi, dünyanın barışının korunması , doğadaki her şeyin uygun şekilde üretilmesi ve korunmasıdır.Şiddetten uyum ve yaratan yapıcı bir enerjidir. 
Teknik açısından Aikido birçok jujitsu stilinden , belirli dato-ryu (aiki) jujitsu ve aynı zamanda kılıç ve mızrak dövüşü sanatlarından oluşmuştur.Daha basite indirmek gerekirse , Aikido'nun eklem kilitleme ve fırlatış hareketlerini Jujitsu ‘dan aldığını ve bunları kılıç ve mızrak dövüşünün vücut hareketleriyle kombine ettiğini söyleyebiliriz. Buna rağmen, birçok Aikido tekniğinin Ueshiba Sensei ‘nin kendi buluşu "Ai" kelimesi hem uyum hem de sevgi anlamını taşır. onucu ortaya çıktığını fark etmemiz gerekiyor. 

"Ai" Aikido ne bir dövüş tekniği, ne de bir düşmanı yenme yöntemidir. O dünyaya uyumu getirmek ve insan varlığını tek bir aileye dönüştürmek için vardır. Kazanmaya, hep daha çok kazanmaya yönelik yaşayanlar giderek ağaca, denize, hayvana ,insana, barışa ,soludukları havaya ve kendilerinden başka her şeye, hatta farkında olmadan kendilerine de düşman olurlar. Çünkü rakip kazanmak , düşman gerektirir ve onlar rakipsiz ve düşmansız yaşayamazlar. Oysa doğanın sevgisi her şeye yönelmiştir. Doğan güneş, herkes ve her şey için doğar. Yağan yağmurdan ise ihtiyacı olan herkes faydalanır. Yapmanız gereken ise sadece bunları görebilmektir. Aikido bize doğa yasalarını görüp, anlayarak uygulamayı öğretir. Çünkü en büyük güç doğadadır. Doğaya aykırı olan her türlü eylem, kaybetmeye mahkumdur. Aikido , eylemlerimizi kontrol altına almamızı sağlar ve bizi kendimizle barıştırır. Kendimizle barışınca dış dünya ile de barış içinde yaşarız. Kazanmak ya da kaybetmek, bize görevimizi ve sevgiyi unutturur. Kazandığımız veya kaybettiğimiz zaman sevgi yok olur. Bu sebepten Aikido'da müsabaka yoktur. 

ke Aikido'nun sırrı; kendimizi evrenin akışına uyumlamak ve yine kendimizi evrenle özdeş hale getirmektir. Aikido'nun sırrını kazanan artık kendi içinde evreni bulmuştur ve 'ben evrenim' diyebilir. Bu güne kadar düşmanım ne kadar hızlı saldırdıysa, hiçbir zaman yenilmedim. Bu, tekniğimin düşmanın tekniğinden hızlı olmasından dolayı değildir. Çünkü dövüş daha başlamadan bitmiştir. 

Ne zaman rakip benimle (evrenin kendisiyle) dövüşmeye kalkarsa çevrenin dengesini ahengini bozmak zorundadır. Bu yüzden daha benimle dövüşmeyi düşündüğü anda yenik düşmüştür. Hızlı veya yavaş olsun bir zaman ölçüsü yoktur. O anda Aikido'da direnç yoktur. Ama direnç olmamasına rağmen, daima zaferle sonuçlanır. Çarpık bir zihne sahip olanlar,bütünlükten uzak olan zihniyetler, daha baştan yenik düşmüşlerdir. 

O halde zihninizi nasıl bütünlüğe ulaştırabilir, kalbinizi nasıl arıtabilir, doğanın bütün işleyişiyle nasıl uyumlanabilirsiniz? İlk önce Tanrı'nın gönlünü , zihin gönlünüz yapmalısınız. O büyük aşktır, her an evrenin her köşesindedir. "Aşkta bölünmüşlük yoktur. Aşkın düşmanı yoktur". Bölünmüş bir zihin, bir düşmanın varlığını düşünüyor olmak artık Tanrı'nın idrak ve iradesinden ayrı düşmektir. Bu konuda görüş birliğinde olmayanlar artık evrenle uyum içinde olamazlar. 

Aikido'da. Yalnızca güçlü olmayı düşünen veya rakiplerini yenmeye çalışan bir zihin değil. 

Sakinimdir, saldırıya uğradığım anda yaşam veya ölümle bağlantım kalmaz. Her şeyi olduğu gibi bırakırım. Hayata veya ölüme sımsıkı bağlı olmaktan uzak olun, bunları Tanrı'ya bırakan bir yol seçin. 

Aikido çalışmak isteyenler önce zihinlerini açmalı, tüm içtenlikle Aiki vasıtasıyla dinlemeli ve uygulamalıdır. Büyük Aiki deryasını anlamalı, uygulamalı ve hiçbir engel tanımadan geliştirmelisiniz. İç varlığınızın tekamülüne istek ve iradeyle başlayın. 

Bir hizmet olarak Aikido, belirli bir ülke veya kimse için değildir. Onun tek amacı, barış yolunda çalışmaktır. 

Diyebiliriz ki Aikido ; tüm kötülükleri, kılıç yerine nefesimizin içtenliği ile süpürüp atmanın yoludur. Bu; çarpık zihniyetteki dünyayı, iyilik dolu dünyaya çevirmek demektir. Bu Aikido'nun görevidir. Karşılaşma sonucu çarpık zihin batacak ve sevgi zafer içinde yükselecektir. İşte o zaman Aikido bu dünyada meyvesini verecektir.

Sevgiyle kalın sevgiyi yaşayarak ve de paylaşarak.

A.Sevgi Aksoy